İçerik Rehberi
- İstanbul Sözleşmesi Nedir ?
- İstanbul Sözleşmesinin Maddeleri Nelerdir ?
- İstanbul Sözleşmesi Kimleri Koruyor ?
- İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Nedir ?
- İstanbul Sözleşmesi 4 Madde Nedir ?
- İstanbul Sözleşmesi 103 Madde Nedir ?
- 6284 nolu İstanbul Sözleşmesi Nedir ?
- İstanbul Sözleşmesi Neden Kaldırıldı ?
- Kadına Yönelik Şiddetin Çeşitleri
- Grevio Ne Demek ?
- İstanbul Sözleşmesi Kanun Mu ?
- Istanbul Sözleşmesi Kadının Beyanı Esastır Nedir ?
- İstanbul Sözleşmesinin Maddeleri
Çok konuşulan birçok kez tartışmalara yol açan İstanbul sözleşmesi hakkında İstanbul sözleşmesi nedir sorusuna cevap vermek ve İstanbul sözleşmesinin maddeleri neler bunları sıralayalım istedik. İlk Avrupa sözleşmesi niteliği taşıyan İstanbul sözleşmesi kadınlara ve kız çocuklarına yönelik olan şiddeti ve ev içinde şiddeti, kadınların üzerindeki baskıyı konu alan sözleşmedir.
İstanbul Sözleşmesi Nedir ?
İlk olarak 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan ve adı Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi olan (kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi), 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alan ilk Avrupa sözleşmesi olma niteliğini taşıyan Sözleşme, bugüne kadar Türkiye dahil Avrupa Konseyi üyesi 20 ülke tarafından onaylanmıştır.
Türkiye, Sözleşme’yi imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalamıştır, 14 Mart 2012 tarihinde ise onaylamıştır.
İstanbul Sözleşmesinin Maddeleri Nelerdir ?
Sözleşmenin beş temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir.
Maddeleri detaylıca okumanız için yazımızın en altına bırakacağız.
İstanbul Sözleşmesi Kimleri Koruyor ?
İstanbul‘da imzaya açıldığı için ‘İstanbul Sözleşmesi‘ ismiyle anılan sözleşme, kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak amacını taşıyor.
İstanbul Sözleşmesi Yaşatır Nedir ?
İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve şiddetle mücadele edilmesine destek olmak için tasarlandı. Sözleşme bu konuda bir referans noktasıdır ve milyonlarca kadının ve kız çocuğun hayatını kurtarabilir. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.
İstanbul Sözleşmesi 4 Madde Nedir ?
Madde 4 -Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması Taraflar herkesin, özellikle de kadınların, gerek kamu gerekse özel alanda şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkını yaygınlaştırmak ve korumak için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.
İstanbul Sözleşmesi 103 Madde Nedir ?
“Aile içi şiddet”; aile içerisinde veya hanede veya mağdur faille aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da eski veya şimdiki eşler veya partnerler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemi olarak tanımlanmıştır.
6284 nolu İstanbul Sözleşmesi Nedir ?
6284 sayılı yasaya göre, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kişilerle ilgili koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmıyor.
İstanbul Sözleşmesi Neden Kaldırıldı ?
Türkiye’nin 2011 yılında imzaladığı ve Şubat 2012’de bakanlar kurulunca onayladığı İstanbul sözleşmesi 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak daha sonra 20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözleşme feshedilmiştir. Neticede sözleşmenin maddelerinde yer alan sözleşmenin feshi ile ilgili bildirimin yapılması ile 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle Türkiye sözleşmeden geri çekilmiş oldu.
Sebeplerden en büyüğü sözleşmenin Türk aile alt yapısına zarar vereceği düşüncesi ile dış güçlerin zorlaması ile imzalatmaya mecbur bırakıldığıdır. İstanbul sözleşmesinin aile yapımızı bozacağını düşünerek söylemlerde bulunanlar nedeniyle Türkiye resmi olarak İstanbul sözleşmesinden geri çekilmiştir. Avrupa konseyi üyesi olmasına rağmen İstanbul sözleşmesini Rusya ve Azerbaycan devletleri imzalamamışlardır. Türkiye’de geri çekilerek imzalamayanların tarafına geçmiştir.
İstanbul sözleşmesinin sakıncalı maddeleri var mı ?
Hayır kadınları ve kız çocuklarını koruyacak bir sözleşmede sakıncalı ne maddeler olabilir.
Sözleşmeyi destekleyen taraflar, sözleşmenin karşısında duranların kamuoyunu yanlış algılar ile maddeleri çarpıtarak manipüle etmekle suçlamaktadır. Aynı şekilde Avrupa Konseyi de 2018’de aşırı dini grupların ve muhafazakarların sözleşme maddelerini çarpıtmasından şikayetçi olduklarını açıkça belirtmişlerdir. İstanbul sözleşmesinden neden çekildik sanırım burası açıklayıcı olmuştur.
Sözleşmeye imzacı olan ancak yürürlüğe sokmayan devletler arasında Ermenistan, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Moldova, Slovakya, Ukrayna ve Birleşik Krallık bulunmaktadır. Slovakya 26 Şubat 2020’de, Macaristan ise 5 Mayıs 2020’de sözleşmeyi onaylamayı reddetti.
Türkiye İstanbul Sözleşmesinin ilk imzacı devletlerinden olup 247 vekilin 246’sının oyuyla kabul ettiği sözleşmeyi parlementosundan geçiren ilk ülke olmasına rağmen geri çekilmiştir.
Kadına Yönelik Şiddetin Çeşitleri
Kadınların cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları fiziksel, cinsel, psikolojik acı veya ıstırap veren ya da verebilecek olan her türlü eylem, uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit edilme, zorlanma veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakılmalarıdır. Maddeler halinde sıralayalım isterseniz.
- Aile içi şiddet
- Zorla kürtaj
- Zorla evlendirme
- Zorla hamilelik
- Kız kaçırmak
- Tecavüzcü ile evlendirme
- Kadın düşmanlığı
- Flört şiddeti
- Kadın sünneti
- Asit atımı
- Göğüs ütüleme
- İlk gece hakkı
- Ayak bağlama
Saymakla bitmeyen bu kadına şiddet örneklernin öldürme ile sonuçlandığı durumları da listelemek isteriz.
- Kadın cinayeti
- Töre ve namus suçları
- Kız bebek katliamı
- Gelin yakma
- Çeyiz cinayetleri
- Hamile kadın cinayetleri
- Sati ( Dul kalan kadınların kocalarıyla birlikte yakıldığı bir hint geleneği )
- Kız kardeş katli
- Eş katli
En kötüsü de cinsel taciz ve tecavüzler sanırım. Açıkçası hepsi birbirinden zor olan bu durumlar için diyecek birşey bulamıyoruz.
- Cinsel Saldırı
- Siber Taciz ( Çıplak görüntülerin şantaj amaçlı internette paylaşılması )
- Toplu Cinsel Saldırı ( Mağdurun en az 2 kişi tarafından cinsel istismara maruz kalması )
- Cinsel Şiddet
- Tecavüz
- Reşit Olmayanlara Yapılan Tecavüz ve Tecavüz Girişimi
Grevio Ne Demek ?
GREVIO kısaltmasıyla bilinen ve bağımsız uzmanlardan oluşan yapı olan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Uzman Grubu. Taraflar Komitesi olarak adlandırılan ve İstanbul Sözleşmesi’ne Taraf Devletlerin temsilcilerinden oluşan siyasi yapı.
İstanbul Sözleşmesi Kanun Mu ?
İstanbul Sözleşmesi, hala yürürlükte olan 6251 sayılı onaylamayı uygun bulma Kanunu uyarınca, 2011 yılında onaylanmış, bu şekilde Anayasa’nın 90.maddesi çerçevesinde yürürlüğe girmiştir. Aynı zamanda Anayasa’nın md.90/son hükmü uyarınca bu uluslararası sözleşme kanun hükmündedir.
Istanbul Sözleşmesi Kadının Beyanı Esastır Nedir ?
“Kadının beyanı esastır“, cinsel suç ve cinsel şiddet vakalarında delil yetersizliği durumunda kadının ve çocuğun beyanının esas olduğunun kabul edilerek soruşturmanın başlatılması ve ifadenin delil olarak kabul edilmesine dair ilkedir.
İstanbul Sözleşmesinin Maddeleri
Yukarıda belirttiğimiz beş ilkeye dayanan maddeleri aşağıda sizler için hazırladık. Buyrun inceleyin.
Bölüm I
Madde 1-Sözleşmenin Maksatları: Bu sözleşmenin maksatları şunlardır: a kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; b kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak; c kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak; d kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak; e Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak. Tarafların söz konusu Sözleşmenin hükümlerini etkili bir biçimde uygulamalarını sağlama amacıyla bu Sözleşmede spesifik bir izleme mekanizması oluşturulmuştur.
Madde 2 -Sözleşmenin Kapsamı: Bu Sözleşme, aile içi şiddet de dahil olmak üzere, kadınları orantısız bir biçimde etkileyen, kadına karşı her türlü şiddet için geçerli olacaktır. Taraflar bu Sözleşmeyi tüm aile içi şiddet mağdurları için uygulamaya teşvik edilir. Taraflar bu Sözleşmenin hükümlerinin uygulanmasında toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarına özel olarak dikkat göstereceklerdir. Bu Sözleşme, barış zamanında ve silahlı çatışma durumlarında geçerli olacaktır.
Madde 3-Tanımlar: Bu Sözleşme maksatlarıyla: a “kadına karşı şiddetten”, kadınlara karşı bir insan hakları ihlali ve ayrımcılık anlaşılacak ve bu terim, ister kamu ister özel yaşamda meydana gelsinler, söz konusu eylemlerde bulunma tehdidi, zorlama veya özgürlüğün rastgele bir biçimde kısıtlanması da dahil olmak üzere, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak toplumsal cinsiyete dayalı tüm şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır; b “aile içi şiddet”, eylemi gerçekleştiren, mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleri olarak anlaşılacaktır; c “toplumsal cinsiyet”, herhangi bir toplumun, kadınlar ve erkekler için uygun olduğunu düşündüğü sosyal anlamda oluşturulmuş roller, davranışlar, faaliyetler ve özellikler olarak anlaşılacaktır; d “kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, bir kadına karşı, kadın olduğu için yöneltilen veya kadınları orantısız bir biçimde etkileyen şiddet olarak anlaşılacaktır; e “mağdur”, a ve b fıkralarında belirtilen davranışlara maruz kalan herhangi bir şahıs olarak anlaşılacaktır; f “kadın” terimi, 18 yaşından küçük kızları da kapsayacaktır.
Madde 4 -Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapılmaması Taraflar herkesin, özellikle de kadınların, gerek kamu gerekse özel alanda şiddete maruz kalmaksızın yaşama hakkını yaygınlaştırmak ve korumak için gerekli olan yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır. Taraflar, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı kınayacak ve ayrımcılığı önlemek üzere, özellikle aşağıdakiler dahil olmak üzere, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır: – ulusal anayasalarında veya ilgili diğer mevzuata kadın erkek eşitliği ilkesini dahil edecek ve bu ilkenin uygulamada gerçekleştirilmesini temin edeceklerdir; – yerine göre, yaptırımların uygulanması yolu da dahil olmak üzere, kadınlara karşı ayrımcılığı yasaklayacaklardır; – kadınlara karşı ayrımcılık yapan yasa ve uygulamaları yürürlükten kaldıracaklardır. Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir. Kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı korunması için gerekli olan özel tedbirler, bu Sözleşme hükümlerince ayrımcılık olarak sayılmayacaktır.
Madde 5 -Devletin yükümlülükleri ve titizlikle yapması gereken inceleme ve araştırmalar: Taraflar kadınlara karşı herhangi bir şiddet eylemine girişmekten imtina edecek ve devlet yetkililerinin, görevlilerinin, organlarının, kurumlarının ve Devlet adına hareket eden diğer aktörlerin bu yükümlülüğe uygun bir biçimde hareket etmelerini temin edeceklerdir. Taraflar, devlet dışı aktörlerce gerçekleştirilen ve bu Sözleşmenin kapsamı dahilindeki şiddet eylemlerinin önlenmesi, soruşturulması, cezalandırılması, ve bu eylemler nedeniyle tazminat verilmesi konusunda azami dikkat ve özenin sarf edilmesi için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.
Madde 6-Toplumsal cinsiyet konusunda hassasiyet gerektiren politikalar: Taraflar bu Sözleşmenin uygulanmasına ve sözleşme hükümlerinin etkilerinin değerlendirilmesine bir toplumsal cinsiyet bakış açısı katacak ve kadınlarla erkekler arasında eşitliğe ve kadınların güçlendirilmesine ilişkin politikalarını yaygınlaştıracak ve etkili bir biçimde uygulayacaklardır.
Bölüm II – Bütüncül politikalar ve veri toplama
Madde 7-Kapsamlı ve koordineli politikalar: Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddetin önlenmesi ve bu tür şiddet eylemleriyle mücadele edilmesine yönelik ilgili tüm tedbirleri içeren Devlet çapında etkili, kapsamlı ve birbiriyle koordineli politikaların benimsenip uygulanmasını mümkün kılacak, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacak ve kadına karşı şiddete karşı bütüncül bir mukabelede bulunulmasını temin edeceklerdir. Taraflar ilgili tüm birim, kurum ve kuruluşlar arasında etkili bir işbirliği sağlanmak suretiyle, ve 1. fıkrada yer alan politikalarla, mağdurun haklarının, alınan tüm tedbirlerin merkezinde yer almasını temin edeceklerdir. Bu fıkra uyarınca alınacak tedbirlere, yerine göre, hükümet kuruluşları, ulusal, bölgesel ve yerel parlamentolar ve yönetimler, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları gibi, ilgili tüm aktörler müdahil olacaktır.
Madde 8 -Finansal kaynaklar: Taraflar, devlet dışı aktörler ve sivil toplum tarafından gerçekleştirilenler de dahil olmak üzere, bu Sözleşmenin kapsadığı her türlü şiddet eylemini önlemeye ve bunlarla mücadeleye yönelik bütüncül politikaların, tedbirlerin ve programların yeterli bir biçimde uygulanması için uygun finansal kaynakları ve insan kaynaklarını tahsis edeceklerdir.
Madde 9 -Sivil Toplum Kuruluşları ve sivil toplum: Taraflar kadınlara karşı şiddet uygulanmasıyla mücadelede aktif bir rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını her düzeyde takdir ve teşvik edecek ve destekleyecek ve bu kuruluşlarla etkili bir işbirliği gerçekleştirecektir.
Madde 10-Koordinasyon kurumu: Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddeti önleme ve bunlarla mücadeleye yönelik politika ve tedbirlerin koordinasyonu, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirmesinden sorumlu bir veya birden fazla kurumu belirleyecek veya kuracaktır. Bu kurumlar
Madde 11’de belirtildiği gibi verilerin toplanmasını koordine edecek, verileri analiz edecek ve sonuçlarının dağıtımını sağlayacaktır. Taraflar bu fıkra uyarınca belirlenen veya oluşturulan kurumların Bölüm VIII uyarınca alınan tedbirlerin genel mahiyeti hakkında bilgilendirilmelerini sağlayacaktır. 3 Taraflar bu fıkra uyarınca belirlenen veya oluşturulan kurumların, diğer tarafların bünyesinde yer alan muadil kuruluşlarla doğrudan iletişim kurma ve ilişkiler oluşturma yeteneğine sahip olmalarını sağlayacaklardır.
Madde 11-Veri toplama ve araştırma: Taraflar bu Sözleşmenin uygulanması maksadıyla aşağıdakileri yapacaklardır: a Bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayıyla ilgili birleştirilmemiş istatiksel veriyi düzenli aralıklarla toplayacaklardır; b Bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayının kökünde yatan nedenler ve bunların etkileri, şiddet olayları, ceza oranlarının yanı sıra, bu Sözleşmenin uygulanması için alınan tedbirlerin etkililiğini incelemek üzere, bu olaylarla ilgili araştırmaları destekleyeceklerdir. Taraflar bu Sözleşme kapsamında kalan her türlü şiddet olayının yaygınlığını ve nasıl bir eğilim içinde olduğunu değerlendirmek üzere, düzenli aralıklarla halk anketleri yapmaya gayret edeceklerdir. Taraflar uluslararası işbirliğini harekete geçirmek ve bu alanda uluslararası standartların yerleştirilmesini sağlamak üzere, bu fıkra uyarınca toplanan bilgileri bu Sözleşmenin Madde 66’sında belirtilen uzmanlar grubuna vereceklerdir. Taraflar bu fıkra uyarınca toplanan bilgilerin kamuoyunun erişimine açık olmasını sağlayacaklardır.
Bölüm III – Önleme
Madde 12-Genel yükümlülükler: Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır. Taraflar herhangi bir gerçek veya hükmi şahsiyetin bu Sözleşmenin kapsamında kalan her türlü şiddet eylemini önleyecek gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır. 3 Bu bölüm uyarınca alınan tüm tedbirlerle, belirli şartlar nedeniyle hassas konuma gelmiş insanların ihtiyaçları göz önüne alınacak ve karşılanmaya çalışılacak ve tüm tedbirlerin merkezinde mağdurların insan hakları yer alacaktır. Taraflar özellikle gençler ve erkekler olmak üzere, toplumun tüm bireylerinin bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet olayının önlenmesine aktif bir biçimde katkıda bulunmasını teşvik etmeye yönelik gerekli tedbirleri alacaktır. Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde “namus” gibi kavramların bu Sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir. Taraflar kadınların güçlendirilmesine yönelik program ve faaliyetlerin yaygınlaştırılması için gerekli tedbirleri alacaklardır.
Madde 13-Farkındalığın arttırılması: Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eyleminin ortaya farklı şekillerde çıkışı ve bu eylemlerin çocuklar üzerindeki etkisi ve bu şiddet eylemlerinin önlenmesi ihtiyacı konusunda halk arasındaki farkındalığın ve anlayışın arttırılması için, yerine göre ulusal insan hakları kuruluşları ve eşit haklar kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özellikle de kadın örgütleriyle işbirliği de dahil olmak üzere, düzenli olarak ve her düzeyde farkındalık arttırıcı kampanya ve programları yaygınlaştıracak veya uygulayacaktır. Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini önlemeye yönelik mevcut tedbirler konusundaki bilgilerin halk arasında en geniş bir şekilde dağıtımını sağlayacaklardır.
Madde 14 -Eğitim: Taraflar, yerine göre, tüm eğitim seviyelerinde resmi müfredata, kadın erkek eşitliği, toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel ilişkilerde çatışmaların şiddete başvurmadan çözüme kavuşturulması, kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişilik bütünlüğüne saygı gibi konuların, öğrencilerin zaman içinde değişen öğrenme kapasitelerine uyarlanmış bir biçimde dahil edilmesi için gerekli tedbirleri alacaklardır. Taraflar 1. fıkrada belirtilen ilkeleri yaygın eğitimin yanı sıra, Spor, kültür ve eğlence tesislerinde ve medyada yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacaklardır.
Madde 15-Profesyonel kadroların eğitilmesi: Taraflar, bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eylemlerinin mağdurları veya mağduriyete neden olanlar üzerinde çalışan ilgili profesyonel kadroların, söz konusu şiddet olaylarının önlenmesi ve tespit edilmesi, kadın erkek eşitliği, mağdurların ihtiyaçları ve haklarının yanı sıra, ikincil mağduriyetin önlenmesi konularında uygun bir şekilde eğitimini sağlayacak veya bu eğitimi güçlendireceklerdir.