Süt Nedir ? Süt Hakkında Detaylı Bilgiler

sut nedir,sut hakkında bilgi,süt kaç derecede kaynar, tarihte süt kullanımı, süt kaç günde bozulur, sütün yararları, sütle bulaşan hastalıklar,

Sütün anlamı nedir?

Süt, kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek amacıyla memelerindeki bezler tarafından salgılanan tatlımsı beyaz bir sıvıdır. Besin değeri çok yüksektir. Özellikle çocukların kemik gelişimine yardımcı olur. Dünyadaki süt üretiminin %91’i ineklerden sağlanmaktadır. Son zamanlarda sütün üretimi yoğun bir artış göstermektedir.

Kadınlarda günlük sütün miktarı

Hamileliğin sonlarına doğru meme bezleri ağız sütü salgılar. Asıl süt salgısı doğumdan 48 ile 60 saat sonra başlar. Günlük süt miktarı emzirmenin dönemine göre değişir. Kadınlarda ilk günler, 7-8 ay sonra 1 litreye kadar yükselir. Normal olarak doğumdan sonra yavru, öteki besinlerle besleninceye kadar salgılanır.

Hayvanlarda süt özellikleri

Dişi memeli hayvanların meme bezlerinden salgılanan sütüm kendine özgü tat, koku ve kıvamı vardır. Sütün özellikleri elde edilen hayvan türüne göre değişkenlik gösterir.

Sütün içindeki maddeler nelerdir?

Süt genel olarak şu maddeleri içerir:

  • Su (% 80-90)
  • Lipitler (inekte % 4, keçide % 5, koyunda % 7),
  • Protitler (% 4-5 kazein),
  • Glüsitler ( %4,5 – 5,5, laktoz),
  • Mineral maddeler (% 0.5-kalsiyum), sodyum, magnezyum, fosfor vb)
  • Vitaminler (A, B, C, D, E, K).

Süt ürünleri nelerdir?

Süt ürünleri şunlardır;

  • Süt
  • Peynir
  • Krema
  • Yoğurt
  • Kefir
  • Tereyağ
  • Ayran
  • Labne
  • Ekşimlik
  • Dondurma
  • Lor peyniri

Sütün faydaları nelerdir?

  • Sütün içeriğinde canlıları dış etkilerden koruyan antikorlar vardır. Bileşimindeki gerekli olan besin maddeleri dengeli olarak bulunur. Çok önemli bir besleyici madde olmakla birlikte birçok mikroorganizmaların gelişmesi için de iyi bir ortam oluşturur.
  • Sütler, büyümeyi ve gelişmeyi sağlayan bir besindir. Vücuda güç verir ve kemiklerin gelişmesini sağlar. Kemik erimesini önlemekte yardımcıdır.
  • Sütün içeriğinde bulunan proteinin vücutta kullanılma oranı % 90’dır.  Süt proteini büyüme ve gelişmeye katkısının yanı sıra kan basıncını ve kanser riskini azaltır, diş çürüklerine karşı koruyucudur.
  • Sütün içeriğinde bulunan laktoz, beyin ve sinir hücrelerinin oluşumunda ve bağırsak hareketlerini düzenlemekte yardımcıdır. Laktoz, uygun ortam sağlayarak faydalı bağırsak bakterilerini geliştirmektedir.
  • Süt yağı, yağda eriyen A, E, D, K vitaminlerinin emilimini sağlar. Süt yağında bulunan yağ asitleri, çocukların sinir sisteminin gelişmesine yardımcı olur.
  • Kalsiyum, fosfor, iyot, sodyum, magnezyum açısından zengin bir besindir. Fosfor ve magnezyum kemik dokusunun temel bileşeni kalsiyumdur. Bu nedenle, çocukluk ve gençlikte kemik dokusunun gelişimini sağlar, yaşlılıkta ise kemik mineral dokusunun kaybını azaltmaya yardımcı olur.
  • Sütün saç uzamasında önemli bir etkisi vardır. Aynı zamanda tırnakların sağlam bir şekilde çıkmasında faydalıdır.
  • Yağsız sütler, kolestrolü olan hastalar için faydalıdır. Kolestrolü düşürmekte faydalıdır.
  • Tansiyonu olan hastalara sütün içilmesi önerilir.
  • Mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • İshalin geçmesine yardımcı olur.
  • Sütte bulunan Acetyıl Cartenin maddesi sayesinde beynin yaşlanmasını önler.
  • Dokuların ve hücrelerin oluşumuna zemin hazırlar ve hızlandırır. Vücudumuzda oluşan yaralar çabuk iyileşir.
  • Cildin yıpranmasını ve yaşlanmasını engeller.
  • Kilo dengesini korumaya yardımcı olur. Çoğu diyet listelerinde bu nedenle süt bulunur.

Sütün zararları nelerdir?

Sütle bulaşan hastalıklar

Sütün yararı çok ama sütle geçen hastalıklara da dikkat etmek gerekir. Sütle geçen hastalıkların en başında tüberküloz gelir. İneklerden Brucella abortus bowis, keçi ve koyunlardan Brucella melitensis yani malta humması geçer. Aft humması ise şap hastalığı olan hayvanlardan geçer. Süte dışarıdan karışan  bazı mikroplar ise tifo, paratifo, kolera ve dizanteridir. Sütü sağılan hayvanlar sık sık veteriner kontrolünden geçirilip, hijyen şartlarına uyulursa bu hastalıkların önüne geçilebilir. Sütümüz ilk sağıldığında 37 derece civarında sıcaklığa sahip olur. Bu sıcaklığa sahip sütün mikrop üretmeye elverişli olmasından dolayı sütümüz hemen soğutulmalıdır. Sütün soğutulmasıyla mikrop üremesi engellenmiş olur.

Süt nasıl kaynatılır?

Sütü kaç derecede kaynatabiliriz ?

Sütün saklanması soğuk ya da ısı etkisiyle sağlanır. Sütün 12 derecede soğutulması sağma işleminden sonra gerçekleştirilmelidir. Soğutmayla mikroplar ölmez fakat gelişimleri engellenir.

Süt kaç dakikada kaynar?

Pastörize etme yoluyla süt 15 dakika 105 – 110 derece ya da 120 derece sıcaklıkta kaynatılır. Böylece tüm mikroplar kesin olarak ölür.

Süt kaç günde bozulur?

Süt, dolapta düzgün bir şekilde buzdolabında muhafaza edilmelidir. Düzgün bir şekilde muhafaza edildiği takdirde uzun süre dayanır ve bozulmadan durur. Sütümüz düzgün bir şekilde muhafaza edildiğinde en az 7 gün dayanır.

Pastörize sütlerkaç günde bozulur?

Depolama sıcaklığı: 4/6

Yaklaşık depolama süresi: 7 gün

En yüksek donma sıcaklığı: A sınıfı %3,7 yağlı

Depolama sıcaklığı: 0/1

Yaklaşık depolama süresi: 2/4 ay

En yüksek donma sıcaklığı: – 0,6

Yeni sağılmış sütler kaç günde bozulur?

Depolama sıcaklığı:  0/4

Yaklaşık depolama süresi: 2 gün

Tarihte sütün kullanımı

Anadolu’da tapınak duvarlarında, Milattan Önce 8000 yılına ait evcilleştirilmiş, taşıma, sütlerin ve et temini maksadıyla kullanılan sığırları gösteren çizimlere rastlanmıştır. İnsanoğlunun 5000 bin yıldan beri süt içtiğinin ilk kanıtları Dicle ve Fırat ırmakları arasında kurulan Sümer Uygarlığı’nın Ur kentinde bulunmuştur. Milattan Önce 26. yüzyıla ait Babil kabartmalarında süt ve süt kesiği temalarınının işlendiği görülmüştür. Yine Milattan Önce 8. yüzyılda Homer’in yazıtlarında süt, süt kesiği ve peynirle ilgili anlatımlara rastlanmıştır.

Hıristiyanların kutsal kitabi İncil’de de İbrahim Paygamber’in üç meleğe tatlı ve ekşi sütü sunduğu anlatılır. Milattan Önce 4. yüzyılda Antik Trakya ahalisi, yoğurt ya da yoğurt benzeri “prokiş” dedikleri bir çeşit ekşi süt üretiyorlardı. Süt işleme tekniklerini Türkler, Moğollar ve diğer göçebe kavimlerin bugünkü Rusya, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine tanıtanlar olduğu tahmin edilir.

Yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Akciğer kanseri hakkında yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Konu hakkında yorumunuzu bırakabilirsiniz..